Orkestra her zaman bugünkü boyutunda değildi. Barok dönemde topluluklar küçüktü: bir yaylı çekirdek, sürekli bas için klavsen ya da org, ve gerektiğinde eklenen birkaç nefesli. Konçerto grosso biçiminde küçük bir solist grubu ile daha büyük topluluk karşı karşıya getirilirdi.
Klasik dönemde yapı standartlaştı. Yaylılar sabit bir çekirdek hâline geldi; ikişer flüt, obua, klarnet ve fagot, ikişer korno ve trompet, timpani ile birlikte "klasik orkestra" kalıbı oluştu. Bu, Mozart ve Haydn'ın çalıştığı ölçektir.
Romantik dönemde topluluk hızla büyüdü. Daha geniş dinamik aralık, daha zengin renk ve daha büyük salonlar; bakır grubunun genişlemesine, vurmalıların çeşitlenmesine, pikolo ve kontrfagot gibi uç registerdeki çalgıların yerleşmesine yol açtı.
Bu büyüme flüt açısından iki sonuç doğurdu. Bir yandan orkestra sesi kalınlaştıkça flütün duyulabilmesi zorlaştı — projeksiyon daha önemli hâle geldi. Öte yandan besteciler flüte giderek daha fazla solo alan açtı, çünkü bu kalın dokunun içinden sıyrılan ince bir çizgi güçlü bir etki yaratıyordu.
Derslerimizde repertuvarı dönemsel olarak tanıtıyoruz. Bir eserin hangi ölçekteki bir topluluk için yazıldığını bilmek, o eseri çalarken hangi ses ve hangi karakterin arandığını da anlatır.