Bir çalgının ses aralığı, en pes ve en tiz notası arasındaki mesafedir. Ancak besteciler için bu bilgi tek başına yeterli değildir; asıl önemli olan aralığın hangi bölgesinde çalgının nasıl davrandığıdır.
Flütte üç register belirgin biçimde farklı karakter taşır. Pes register sıcak ve nefeslidir ama görece zayıftır; kalın bir orkestra dokusunun içinde kolayca kaybolur. Orta register en dengeli ve en esnek bölgedir. Tiz register parlak ve güçlüdür, gerektiğinde bütün orkestranın üstünden duyulur; ancak hafif çalınması zordur.
Bu davranış farkı orkestrasyon kararlarını doğrudan belirler. Bir besteci flütün pes registerine ince bir eşlik dokusu yazar, kalın bir tuttiye değil. Aynı çalgının tiz registerini ise doruk noktalarında kullanır.
Aynı mantık bütün çalgılar için geçerlidir. Klarnetin pes bölgesi kendine özgü koyu bir renk taşır; kemanın en tiz bölgesi gergindir. Orkestrasyon dersleri, büyük ölçüde bu register haritalarını öğrenmekten ibarettir.
İcracı açısından sonuç şudur: kendi çalgınızın hangi bölgede ne yapabildiğini bilmek, bir pasajı çalarken neyin gerçekçi bir hedef olduğunu belirler.
Derslerimizde register çalışmasını ton çalışmasının merkezine koyuyoruz. Üç bölge arasındaki renk farkını kapatmak, yıllara yayılan ama karşılığı en yüksek çalışmalardan biri.