Modern konser flütü gümüş, altın, hatta platin olabilir. Buna rağmen orkestrada tahta nefesliler ailesinde yer alır. İlk bakışta çelişkili görünen bu durum, çalgı sınıflandırmasının nasıl işlediğini anlatan iyi bir örnektir.
Aileler malzemeye göre değil, sesin nasıl üretildiğine göre ayrılır. Bakır nefeslilerde ses, icracının dudaklarının ağızlık içinde titreşmesiyle doğar. Tahta nefeslilerde ise ses, ya bir kamışın titreşmesiyle ya da hava akımının keskin bir kenara çarpıp bölünmesiyle oluşur. Flüt ikinci gruba girer.
Tarihsel boyut da vardır: flüt yüzyıllarca ahşaptan yapıldı ve 19. yüzyılda metale geçtiğinde ailesini değiştirmedi, çünkü ses üretme prensibi aynı kaldı. Nitekim bugün de barok repertuvar için ahşap traverso kullanılır.
Bu ayrımın pratik bir sonucu vardır. Flüt, kamışlı akrabalarından farklı olarak kapalı bir sisteme üflemez; havanın bir kısmı çalgıya girmez, dışarıda kalır. Bu yüzden flüt, nefesli çalgılar arasında hava tüketimi en yüksek olanlardandır ve nefes planlaması ayrı bir çalışma başlığıdır.
Derslerimizde bu farkı ilk derslerden itibaren anlatıyoruz. "Neden bu kadar çabuk nefesim bitiyor" sorusunun cevabı kursiyerin kapasitesinde değil, çalgının fiziğindedir — ve bunu bilmek çalışmayı doğru yöne çevirir.