Bir çalgı la sesi çaldığında ortaya çıkan tek bir frekans değildir. Temel frekansın yanında, onun tam katları olan bir dizi frekans daha titreşir. Bunlara üstseller ya da kısmi sesler denir; oluşturdukları diziye harmonik seri adı verilir.
Bir çalgının tınısını belirleyen şey, işte bu üstsellerin hangilerinin ne kadar güçlü olduğudur. Aynı notayı çalan flüt ile obuayı ayırt edebilmemizin nedeni temel frekans değil — o ikisinde de aynıdır — üstsel dağılımıdır. Flütün tınısı görece az üstselli ve saf; obuanınki üstsellerce zengin ve delicidir.
Harmonik seri yalnızca bir tını açıklaması değildir, pratik sonuçları da vardır. Valfsiz dönem bakır nefeslileri yalnızca bu seriyi çalabiliyordu; bu yüzden eski korno ve trompet partileri belirli aralık kalıplarından oluşur. Flütte ise üst registerlere geçiş, aynı hava sütununun farklı kısmi seslerinde titreştirilmesiyle sağlanır — yani flütçü her gün harmonik seriyi kullanır, farkında olmasa bile.
Armoni bilgisinin kökeni de buradadır. Bir akorun neden uyumlu duyulduğu, seslerin üstsellerinin ne kadar örtüştüğüyle ilgilidir.
Derslerimizde teori derslerini bu fiziksel temele bağlıyoruz. Armoniyi kural ezberi olarak değil, sesin doğasının bir sonucu olarak öğrenmek hem daha kalıcı hem de daha ilgi çekici oluyor.