Çoğu çalgıda ses, katı bir cismin titreşmesiyle başlar: telin, kamışın ya da derinin. Flütte titreşen katı bir parça yoktur. Ses, hava akımının kendisinden doğar.
Mekanizma şöyle işler: dudaklardan çıkan ince ve yassı hava akımı, ağızlık deliğinin karşı kenarına doğru yönlendirilir. Bu akım keskin kenara çarptığında kararsızlaşır ve düzenli aralıklarla bir içeri bir dışarı salınmaya başlar. İçeri giren her hava paketi boru içindeki hava sütununu iter; boru da kendi rezonans frekansında geri tepki verir ve akımı yeniden yönlendirir. Böylece kendini besleyen bir döngü kurulur. Buna kenar tonu denir.
Bu mekanizmanın en önemli sonucu, tonun icracının kontrolüne olağanüstü duyarlı olmasıdır. Akustik araştırmalar, hava akımının kenarın biraz üstüne ya da altına yönlendirilmesinin — jet ofseti — üstsel içerikte ve dinamikte çok büyük değişimlere yol açtığını, bu değişimin üfleme basıncıyla birlikte belirgin biçimde farklılaştığını göstermiştir.
Pratik karşılığı nettir: flütte "ses çıkmıyor" ya da "ton kötü" şikâyetinin nedeni neredeyse her zaman hava akımının açısı ve hızıdır, güç değil.
Derslerimizde bu prensibi ilk derslerden itibaren somut olarak gösteriyoruz. Neden ses çıktığını bilen bir kursiyer, sorun yaşadığında rastgele denemek yerine doğru değişkeni ayarlamayı öğreniyor.